Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Küresel piyasalarda artan dalgalanma, yüksek faiz oranları ve jeopolitik riskler yatırımcı davranışlarını yeniden şekillendirirken, gayrimenkul sektörü güvenli liman özelliğini korumaya devam ediyor. Özellikle son dönemde konut satışlarında yaşanan hareketlilik, yatırımcıların daha öngörülebilir ve somut varlıklara yöneldiğini ortaya koyuyor. OYAK İnşaat Genel Müdürü Ahmet Bülbül’ün değerlendirmeleri de bu eğilimi destekler nitelikte. İstanbul, Ankara ve İzmir’deki projelere artan talep, gayrimenkulün uzun vadeli değer koruma gücünü bir kez daha gündeme taşıyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan OYAK İnşaat Genel Müdürü Ahmet Bülbül, belirsizlik dönemlerinde yatırımcı davranışlarının daha temkinli hale geldiğini belirtti. Bu süreçte yatırımcıların, değerini koruyan ve öngörülebilir getiriler sunan alanlara yöneldiğine dikkat çeken Bülbül, konutun yalnızca bir barınma ihtiyacı değil aynı zamanda güçlü bir yatırım aracı olduğunu vurguladı.
Bülbül, “Bu tür dönemlerde yatırımcılar daha dikkatli hareket ediyor. Somut varlıklar, özellikle de gayrimenkul, bu noktada öne çıkıyor. Konut yatırımı, uzun vadede değerini koruyan ve yatırımcısına güven veren bir enstrüman olmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.
Son dönemde altın fiyatlarında yaşanan dalgalanmaların da yatırım tercihlerinde etkili olduğunu belirten Bülbül, bu durumun konut talebini yeniden canlandırdığını ifade etti. Finansal piyasalardaki oynaklık karşısında yatırımcıların daha stabil alanlara yöneldiğini söyleyen Bülbül, kısa vadeli dalgalanmalardan etkilenmemek için uzun vadeli bir bakış açısının önemine işaret etti.
Doğru lokasyon, sağlam proje ve güvenilir geliştirici unsurlarının yatırım kararlarında belirleyici olması gerektiğini vurgulayan Bülbül, bu kriterlere dikkat edildiğinde gayrimenkul yatırımlarının sunduğu avantajların daha net ortaya çıktığını belirtti.
OYAK İnşaat’ın projelerinde yalnızca yapı üretimine değil, yaşam kalitesine de odaklandığını ifade eden Bülbül, projelerin uluslararası standartlarda ve deprem yönetmeliklerine tam uyumlu şekilde geliştirildiğini söyledi. Zemin etütlerinden taşıyıcı sistem tasarımına kadar tüm süreçlerde bilimsel yöntemlerin esas alındığını belirten Bülbül, güvenli ve sürdürülebilir yaşam alanları oluşturmayı hedeflediklerini dile getirdi.
Projelerde bütüncül bir yaşam anlayışı benimsediklerini belirten Bülbül, sosyal donatı alanları, spor tesisleri ve çevre dostu uygulamaların projelerin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti. Ayrıca teslim sonrası süreçte de site yönetimi ve hizmet kalitesinin sürdürülebilirliğine önem verdiklerini vurguladı.
Bülbül, “Bizim yaklaşımımızda yaşam, proje teslimiyle başlar. Kullanıcılarımızın uzun yıllar boyunca aynı kaliteyi deneyimlemesini sağlamak temel hedefimizdir” dedi.
OYAK İnşaat’ın sürdürülebilirlik yaklaşımını projelerinin merkezine yerleştirdiğini belirten Bülbül, çevresel hassasiyet ve enerji verimliliği konularına özel önem verdiklerini ifade etti. LEED standartlarına uyumlu projeler geliştirdiklerini aktaran Bülbül, doğal kaynakların etkin kullanımı ve çevresel etkilerin azaltılmasının öncelikleri arasında yer aldığını söyledi.
Bu yaklaşımın, geliştirilen projelerin yalnızca bugüne değil, geleceğe de değer katan bir yatırım niteliği taşımasını sağladığını belirten Bülbül, gayrimenkul sektörünün sürdürülebilir büyüme açısından önemli bir rol üstlendiğini sözlerine ekledi.