İnşaat Sektörü Büyüyor Fiyatlar Geriliyor

İnşaat Sektörü Büyüyor Fiyatlar Geriliyor
Yayınlama: 25.10.2025
A+
A-

TMB İnşaat Sektörü Analiz Raporu: İnşaat Sektörü 11. Kez Üst Üste Büyüdü

Ekonominin genelinde 200’ün üzerinde alt sektöre yarattığı talep ve istihdam gücüyle lokomotif rolünü sürdüren inşaat sektörünün çatı kuruluşu Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), ekonomi çevreleri tarafından yakından takip edilen İnşaat Sektörü Analiz Raporu’nun Ekim 2025 sayısını yayımladı.
“Küresel Ekonominin Denge Arayışı” başlığını taşıyan raporda, küresel ve ulusal ölçekteki ekonomik gelişmeler ile inşaat sektörüne dair güncel veriler kapsamlı biçimde değerlendirildi.

İnşaat sektörü büyümesini sürdürüyor

TÜİK verilerine göre, sektör 2025 yılı ikinci çeyreğinde üst üste 11. kez büyüme kaydetti. İnşaat harcamaları nominal olarak %48,1 artarak 2,29 trilyon TL’ye, reel olarak ise %20,2 oranında yükseldi.
Raporda, büyümenin büyük ölçüde kamu yatırımları kaynaklı olduğuna dikkat çekilerek özel sektörün zayıf talep karşısında temkinli davrandığı belirtildi. Konut talebinde kredi koşullarının sınırlayıcı etkisinin büyümenin sürdürülebilirliği konusunda belirsizlik yarattığına vurgu yapıldı.

Gayrimenkul sektörü de aynı dönemde %2,6 oranında büyüme kaydetti ancak performansın zayıf kaldığı ifade edildi.

Ciro endeksi verilerine göre, inşaatın genel ekonomik aktivitedeki payı artış gösterdi. 2025 yılı Ağustos ayında toplam ciro endeksi yıllık %36,7 artarken, inşaat ciro endeksi %53,2 yükseldi. İnşaat üretim endeksi ise aylık bazda %0,9 gerilemesine rağmen yıllık bazda %25 artışla büyüme eğilimini sürdürdü.

Bina inşaatı endeksi yıllık %26,6, bina dışı yapıların inşaatı %17,4, özel inşaat faaliyetleri ise %25,1 oranında artış gösterdi. Bu tablo, konut ve ticari yatırımlarda talebin sürdüğünü ve kamu projelerinin sektöre istikrarlı destek sağladığını ortaya koydu.

Yönetmelik değişiklikleriyle dijitalleşme ve şeffaflık öne çıkıyor

Raporda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Eylül ayında yayımlanan “Yapı Müteahhitlerinin Sınıflandırılması ve Kayıtlarının Tutulması” ile “Şantiye Şefleri Hakkında Yönetmelik” değişikliklerinin sektöre önemli yenilikler getirdiğine dikkat çekildi.

Şantiye şeflerine yönelik dijital izleme uygulamaları sayesinde günlük ilerleme, kullanılan iş makineleri ve çalışan sayısının sistemde kayıt altına alınmasının hedeflendiği, bu adımın sektörde dijital dönüşüm, şeffaflık ve verimliliği artıracağı belirtildi.

Yapı müteahhitlerinin sınıflandırılmasına ilişkin düzenlemelerin, firmaların mali ve teknik kapasitelerine göre yetkilendirilmesini ve yeterlik sisteminin güçlendirilmesini amaçladığı ifade edildi. Ancak, müteahhitlik kriterlerinin esnetilmesinin güvenli yapılaşma ve yapı kalitesi açısından risk oluşturabileceği yönündeki uyarılara da yer verildi.

Yurt dışı müteahhitlikte Türkiye dünya ikinciliğini korudu

Türk inşaat sektörü, uluslararası arenadaki güçlü konumunu 2025’in ilk dokuz ayında da korudu. Ocak-Eylül döneminde 9,2 milyar dolar tutarında 128 yeni proje üstlenildi.
1972 yılından bu yana 137 ülkede 12.665 proje yürüten Türk firmalarının toplam proje değeri 546,5 milyar dolara ulaştı.

Bu dönemde en fazla iş üstlenilen ülkeler arasında 4 milyar dolar ile Romanya ilk sırada yer alırken, 1 milyar dolar ile Irak ikinci sırada geldi.

Türk firmaları, ENR (Engineering News Record) dergisinin “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi” listesinde 45 firma ile ikinci sıradaki yerini korudu.
İlk 100 firma arasında 8 Türk firmasının bulunması, sektörün küresel ölçekteki rekabet gücünü bir kez daha ortaya koydu.

Konut satışlarında zirve, fiyatlarda reel gerileme

Raporda, konut satışlarının yılın zirvesine ulaştığı ancak fiyatların reel bazda gerilediği vurgulandı.
2025 yılı Eylül ayında Türkiye genelinde konut satışları yıllık %6,9 artışla 150 bin 657’ye çıktı.
Ocak-Eylül döneminde toplam satış 1 milyon 128 bin 727 olarak gerçekleşti ve geçen yılın aynı dönemine göre %19,2 artış kaydedildi.

En çok satış 24 bin 119 adetle İstanbul’da yapılırken, Ankara ve İzmir onu takip etti.
İpotekli satışlar Eylül ayında %34,4 artışla 21 bin 266 oldu; toplam satışlardaki payı ise %14,1 olarak gerçekleşti.

Konut Fiyat Endeksi (KFE) Eylül ayında aylık %1,7 artışla 195,7 seviyesine, yıllık bazda nominal %32,2 artışa ulaştı. Ancak reel bazda %0,8 oranında gerileme, fiyat artışlarının enflasyonun gerisinde kaldığını gösterdi.

Yabancıya satışta düşüş sürüyor

Yabancılara yapılan konut satışları, aynı dönemde %7,7 azalarak 1.867 adete geriledi.
En çok satış yapılan iller İstanbul, Antalya ve Mersin olurken, yabancı alıcılar arasında Rusya, İran ve Irak vatandaşları ilk üç sırada yer aldı.

Küresel belirsizlikler sektörün temposunu etkiliyor

Jeopolitik riskler, yüksek maliyetler ve finansal sıkılaşma, küresel ölçekte inşaat faaliyetlerinde temkinli bir duruşa yol açtı.
Kamu yatırımlarındaki yavaşlama büyümeyi sınırlarken, Türkiye’de kamu destekli projeler üretim ve istihdam açısından dengeleyici rol oynadı.

Finansmana erişim ve talep sorunu sürüyor

Raporda, sektörde faaliyet gösteren firmaların en önemli sorunlarından birinin yüksek maliyetli ve kısıtlı finansman koşulları olduğu vurgulandı.
Konut kredi faizlerinin yüksek seyretmesi, özel sektör yatırımlarının yavaşlamasına ve yeni projelerin ertelenmesine neden oldu.
Bu durum, büyümenin kamu kaynaklarına bağımlı şekilde sürmesine yol açtı.

İnşaat maliyetleri artmaya devam ediyor

Malzeme, işçilik ve enerji fiyatlarındaki artışın sektörü baskılamaya devam ettiği, ithal girdilere bağımlı yapının küresel gelişmelerden doğrudan etkilendiği ve maliyetleri yükselttiği belirtildi.
Bu tablo, özellikle özel sektör yatırımlarında temkinli bir yaklaşımın devam etmesine yol açıyor.

Yeni konut arzı sınırlı kaldı

Yüksek faiz oranları ve artan üretim maliyetleri nedeniyle konut üreticileri temkinli davranmayı sürdürüyor.
Talep canlı olsa da yeni konut arzındaki yavaşlama, özellikle büyükşehirlerde arz-talep dengesizliğini derinleştiriyor.

📊 Sonuç olarak, Türkiye Müteahhitler Birliği’nin Ekim 2025 raporu, inşaat sektörünün büyümesini sürdürdüğünü ancak sürdürülebilirlik açısından finansman, maliyet ve arz sorunlarının çözülmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Küresel belirsizliklere rağmen sektör, hem yurt içinde hem de yurt dışında güçlü üretim kapasitesi ve rekabet gücüyle Türkiye ekonomisinin lokomotifi olmayı sürdürüyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.