Kat İrtifakı mı Kat Mülkiyeti mi? Sektöre Önemli Uyarı

Kat İrtifakı mı Kat Mülkiyeti mi? Sektöre Önemli Uyarı
Yayınlama: 28.10.2026
A+
A-

Tapu Niteliği Tartışmalarında Denge Kat İrtifakı ve Kat Mülkiyeti Gerçeği

Gayrimenkul Proje Pazarlama Satış (GPPS) Platformu Başkanı Bilge Özdemir, son dönemde emlak sektöründe sıkça gündeme gelen tapu niteliği değerlendirmelerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Özdemir, toplumun bilinçlendirilmesi amacıyla yapılan sosyal medya paylaşımlarını olumlu karşıladığını belirtirken, sektöre yönelik bazı eksik ve yanıltıcı değerlendirmelere dikkat çekti. Özellikle gayrimenkul piyasasının yalnızca kat mülkiyeti tapusu üzerinden değerlendirilmesinin, projeden satış olarak bilinen birinci el konut pazarının dinamiklerini göz ardı ettiğini ifade eden Özdemir, kat irtifakı tapusunun proje geliştirme süreçlerinde yasal ve doğal bir aşama olduğunu vurguladı. Kat mülkiyetine geçişin ise inşaatın tamamlanması, yapı kullanma izin belgesinin alınması ve ilgili yasal prosedürlerin tamamlanmasıyla gerçekleştiğini belirten Özdemir, sektör temsilcilerinin kamuoyunu bilgilendirirken birinci el konut üretim sürecinin gerçeklerini de dikkate almaları gerektiğini söyledi. Böylece hem tüketicilerin doğru bilgilendirileceğini hem de gayrimenkul sektörünün sürdürülebilir gelişimine katkı sağlanacağını dile getirdi.

Kat İrtifakı ve Kat Mülkiyeti Birbirinin Alternatifi Değil

Bilge Özdemir, kamuoyunda sıkça dile getirilen “Gayrimenkul alırken mutlaka kat mülkiyeti tapusu olmalı” yaklaşımının tek başına değerlendirilmesinin eksik bir bakış açısı oluşturduğunu belirtti. Gayrimenkul sektörünün yalnızca ikinci el satışlardan ibaret olmadığını vurgulayan Özdemir, projeden satış olarak adlandırılan birinci el konut pazarında kat irtifakı tapusunun yasal sürecin doğal bir parçası olduğunu ifade etti.

Özellikle büyük ölçekli konut projelerinde kat irtifakı, inşaat sürecinin başlangıcında oluşturulan ve projedeki bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarına işlenmesini sağlayan hukuki bir sistem olarak öne çıkıyor. Proje tamamlandığında ve gerekli resmi izinler alındığında ise bu tapular kat mülkiyetine dönüştürülüyor.

Özdemir, arsa sahipliği yapısına, projenin geliştirme modeline, finansman yöntemlerine ve satış politikalarına bağlı olarak tapu devir süreçlerinin farklılık gösterebildiğini belirterek, “Kat karşılığı ya da hasılat paylaşımı modeliyle geliştirilen projelerde tapu süreçleri birbirinden farklı ilerleyebilir. Bu nedenle kat irtifakı tapusunu doğrudan olumsuz bir unsur gibi göstermek sektör gerçekleriyle örtüşmez” dedi.

İskan Süreci Sadece Teknik Bir Konu Değil

Açıklamasında yapı kullanma izin belgesi, yani kamuoyunda bilinen adıyla iskan konusuna da değinen Özdemir, iskanın alınabilmesi için yalnızca inşaatın tamamlanmasının yeterli olmadığını hatırlattı.

İskan başvurusunda yapı ruhsatı, onaylı mimari proje, yapı denetim raporları, SGK ilişiksiz belgesi, vergi borcu bulunmadığına dair belgeler, enerji kimlik belgesi, asansör tescil raporu ve ilgili kurumların uygunluk raporlarının belediyeye sunulması gerektiğini ifade eden Özdemir, tüm bu süreçlerin eksiksiz tamamlanmasının kat mülkiyetine geçiş için temel şart olduğunu söyledi.

Ancak bazı projelerde teknik eksikliklerin bulunmamasına rağmen maddi ve idari nedenlerle iskan süreçlerinin uzayabildiğini dile getiren Özdemir, sektör temsilcilerinin bu gerçeği de göz önünde bulundurarak değerlendirme yapmalarının önem taşıdığını vurguladı.

Sektöre ve Kamu Yönetimine Çağrı

Gayrimenkul sektöründe tüketicilerin doğru bilgilendirilmesinin büyük önem taşıdığını belirten Bilge Özdemir, sosyal medya ve kamuoyu bilgilendirmelerinde proje geliştirme süreçlerinin tüm yönleriyle anlatılması gerektiğini ifade etti.

Özdemir, “Birinci el konut üretimi sürdürülebilir olmazsa ikinci el konut piyasasının da sağlıklı şekilde büyümesi mümkün değildir. Bu nedenle tapu türleri ve iskan süreçleri değerlendirilirken sektörün bütün dinamikleri dikkate alınmalıdır” dedi.

Ayrıca belediyeler ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na çağrıda bulunan Özdemir, teknik sebepler dışında maddi veya bürokratik nedenlerle bekleyen iskan dosyalarının daha hızlı sonuçlandırılmasına yönelik düzenlemelerin hayata geçirilmesinin hem sektör hem de vatandaşlar açısından fayda sağlayacağını ifade etti.

Cumhuriyet Bayramı Mesajı

Açıklamasının sonunda Cumhuriyet’in 103. yılına da değinen Bilge Özdemir, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün milletimize emanet ettiği Cumhuriyet’in yıl dönümünü büyük bir gurur ve coşkuyla kutladıklarını belirterek, “Yaşasın Cumhuriyet. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu ve daim olsun” ifadelerini kullandı.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.