Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

2025 yılı itibarıyla Türkiye genelinde kentsel dönüşüm süreçleri yeni bir ivme kazanıyor. Artan deprem riski, altyapı yetersizlikleri ve nüfus yoğunluğu, özellikle büyükşehirlerde dönüşüm ihtiyacını daha da acil hale getiriyor. Yeni çıkan yönetmelikler, finansal teşvikler ve stratejik planlarla birlikte hükümet, dönüşüm sürecini ada bazlı ve bütüncül bir anlayışla hızlandırmayı hedefliyor. Peki, bu yıl hangi bölgeler öncelikli olacak? Hangi şehirler ve mahalleler dönüşüm planlarının merkezinde yer alıyor?
Türkiye’nin deprem riski en yüksek ili olan İstanbul, 2025 kentsel dönüşüm stratejisinde yine birinci sırada. Özellikle Avrupa Yakası’nda yer alan Avcılar, Küçükçekmece, Zeytinburnu, Esenler ve Bahçelievler, zemin yapısı ve yapı stoğu açısından öncelikli alanlar olarak belirlendi. Anadolu Yakası’nda ise Kadıköy, Üsküdar ve Ataşehir’de 1999 öncesi inşa edilmiş yapıların yoğunluğu nedeniyle dönüşüm projeleri hız kazandı.
🔍 Öne Çıkan Gelişme: Rezerv yapı alanlarının artırılmasıyla birlikte, vatandaşların geçici taşınma süreci kolaylaştırılıyor ve özel sektörle iş birlikleri teşvik ediliyor.
Başkent Ankara’da özellikle Altındağ ve Mamak ilçeleri, çarpık kentleşme, sosyoekonomik eşitsizlik ve düşük yapı kalitesi nedeniyle dönüşüm kapsamında. TOKİ ve belediye iş birliğiyle yürütülen projelerde sosyal konut ağırlığı dikkat çekiyor. 2025 yılında bu bölgelerde binlerce konutun dönüşüm sürecine dahil edilmesi planlanıyor.
2020’de yaşanan İzmir depremi sonrası birçok binanın hasarlı olduğu tespit edilmişti. Bu nedenle Bayraklı, Bornova, Karabağlar ve Konak gibi ilçeler 2025 yol haritasında öncelikli konumda. Ayrıca yeni planlarla, dönüşüm yalnızca bina bazında değil, mahalle ölçeğinde planlanıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin başlattığı “yarıdan bir fazlası” modeli ile vatandaş rızası esas alınarak yeni uygulamalara geçiliyor.
Sakarya, Kocaeli, Tekirdağ gibi Marmara hattındaki iller de yüksek deprem riski nedeniyle dönüşüm önceliği taşıyor. Ancak bu illerde 2025 itibarıyla parsel bazlı yık-yap modelinden uzaklaşılarak ada bazlı dönüşüm esas alınıyor. Böylece altyapı, ulaşım ve sosyal donatı planlaması entegre şekilde yürütülüyor.
2023 Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında ağır yıkıma uğrayan bölgeler 2025 yılında da kentsel dönüşüm yatırımlarının odağında. Özellikle Hatay, Malatya ve Adıyaman, afet riski, sosyal konut ihtiyacı ve ekonomik yeniden yapılanma bakımından kritik önem taşıyor.
2025 stratejisinde yalnızca fiziki dönüşüm değil, finansal sürdürülebilirlik de öne çıkıyor. Bakanlık, kira desteği, uzun vadeli kredi imkânları ve kamu-özel sektör iş birlikleriyle dönüşüm projelerinin hızlanmasını hedefliyor. Ayrıca yeni düzenlemelerle birlikte, vatandaş rızası olmadan yapılan projelere sınırlamalar getiriliyor.
| Öncelikli Adımlar | Açıklama |
|---|---|
| Riskli Alan Tespiti | AFAD ve belediyeler iş birliğiyle hassas zemin analizleri hızlandırıldı. |
| Rezerv Yapı Alanları | Alternatif konut alanları oluşturularak tahliye süreci kolaylaştırılıyor. |
| Dijital Takip ve E-Devlet Entegrasyonu | Vatandaşlar süreçleri e-devlet üzerinden adım adım izleyebilecek. |
| Sosyoekonomik Denge | Dönüşüm sonrası oluşacak konutlar arasında fiyat dengelemesi sağlanacak. |
Türkiye’nin yapı stoğunun büyük bir kısmı 2000 öncesine ait ve deprem yönetmeliğine uygun olmayan nitelikte. 2025 yılı, bu tabloyu değiştirme yönünde güçlü bir irade ve planlama sürecini beraberinde getiriyor. Hem merkezi idare hem de yerel yönetimler, artık daha bütüncül ve katılımcı modellerle ilerliyor. Bu kapsamda, özellikle İstanbul başta olmak üzere deprem riski yüksek şehirlerde kentsel dönüşüm projelerinin hız kazanması bekleniyor.
EMLAK MAGAZİN