Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) tarafından düzenlenen “Gündem Toplantısı” iftar programı, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yanı sıra kamu kurumlarından üst düzey temsilciler, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ve TMB üyesi firmaların temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda Türk müteahhitlik sektörünün küresel faaliyetleri, yeni pazar fırsatları ve jeopolitik gelişmelerin sektöre etkileri ele alındı.
Programda konuşan Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı M. Erdal Eren, Türk müteahhitlik sektörünün uluslararası alandaki güçlü konumuna dikkat çekti. Eren, Türk müteahhitlerin yurt dışı faaliyetlerine 1972 yılında Libya ile başladığını hatırlatarak şu değerlendirmede bulundu:
“Meslektaşlarımız bugüne kadar 138 ülkede toplam değeri 558 milyar doları bulan yaklaşık 13 bin projeye imza attı. 1972 ile 2002 yılları arasında yılda ortalama 1,5 milyar dolar yeni sözleşme imzalanırken, bu rakam 2003 yılında 7 milyar dolara, 2005 yılında 13 milyar dolara yükseldi. Sonraki yıllarda ise yıllık ortalama sözleşme tutarı 20 milyar doların üzerine çıktı.”
Eren, sektördeki bu büyümenin yalnızca müteahhitlerin tecrübesinden kaynaklanmadığını belirterek, Dışişleri Bakanlığı’nın ve Türk büyükelçiliklerinin sağladığı diplomatik desteğin de sektörün uluslararası başarısında önemli rol oynadığını ifade etti.
Konuşmasında küresel gelişmeler doğrultusunda Türk müteahhitlik sektörünün önündeki fırsatlara da değinen Eren, özellikle Irak’ın yeniden imar sürecinin önemli bir potansiyel barındırdığını vurguladı.
“Kalkınma Yolu projesi ve diğer altyapı yatırımlarının yanı sıra, Su Alanında İşbirliği Anlaşması kapsamında petrol karşılığı finansman modeliyle yürütülmesi planlanan projeler Irak’ı yeniden önemli bir şantiye alanı haline getirebilir” diyen Eren, Türk firmalarının bu süreci yakından takip ettiğini belirtti.
Libya’da 2011 yılından bu yana bekleyen alacaklar ve teminat mektubu sorunlarının çözülmesinin yeni projelerin önünü açacağını ifade eden Eren, Türkiye-Libya Ortak Çalışma Grubu’nun daha etkin şekilde çalışmasının önemine dikkat çekti.
Suriye’nin yeniden inşası konusunda ise bütüncül bir kalkınma yaklaşımına ihtiyaç olduğunu belirten Eren, Körfez ülkelerinin finansman gücü ile Türk müteahhitlerinin uygulama kabiliyetinin bir araya gelmesinin gerçekçi bir model oluşturabileceğini söyledi.
Eren ayrıca Avrupa Birliği ülkelerinde Türk firmalarının proje varlığının giderek arttığını belirterek, AB’de kamu alımları alanında gündeme gelen “Made in Europe” yaklaşımının Türk şirketlerinin rekabet gücünü zayıflatmaması gerektiğini dile getirdi. Bu kapsamda AB ile kamu alımları alanında karşılıklı erişimi güvence altına alacak kapsamlı bir anlaşmanın önemine işaret eden Eren, Türkiye’nin kamu ihale mevzuatının AB standartlarıyla uyumlu hale getirilmesini desteklediklerini ifade etti.
Toplantıda konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise yakın coğrafyada yaşanan gelişmeler, küresel jeopolitik dinamikler ve Türkiye’nin dış politika vizyonu çerçevesinde değerlendirmelerde bulundu.
Fidan, Türk müteahhitlik sektörünün dünya genelinde önemli projelere imza attığını belirterek, Dışişleri Bakanlığı’nın yurt dışı müteahhitlik hizmetleri sektörüne verdiği desteğin devam edeceğini vurguladı.
Türk firmalarının uluslararası pazarlardaki etkinliğini artırmak için diplomatik temsilciliklerin aktif rol oynamaya devam edeceğini ifade eden Fidan, sektörün küresel ölçekte büyümesinin Türkiye ekonomisi açısından stratejik önem taşıdığını kaydetti.